Tekrardan merhaba! Fırsat buldukça yazmaya devam ediyorum...
Kitap
Saga #72, serinin yine “ÅŸimdi bundan sonra ne olacak?” dedirten sayılarından biri olmuÅŸ. Büyük olaylardan ziyade karakterlerin ve dünyanın yaÅŸanan geliÅŸmelere verdiÄŸi tepkileri görmemiz saÄŸlanmış. Herkesin farklı bir ÅŸekilde etkilenmesi, Saga’nın ne kadar geniÅŸ bir hikayeye dönüştüğünü bir kez daha hissettirdi.Bu sayıda özellikle serinin geleceÄŸine dair merak uyandıran bir hava vardı. Bazı anlar oldukça sakin ilerlese de final kısmına doÄŸru hikâyenin nereye gideceÄŸini düşünmeye baÅŸladım. Saga’nın artık sadece Alana, Marko ve Hazel’ın hikayesi olmaktan çıkıp çok daha büyük bir ÅŸeye dönüşmesini görmek gerçekten güzel.
Bu ay Monte Cristo Kontu'nu sonunda bitirdim ve açıkçası beklediğimden çok daha etkileyici bir okuma oldu. Başlarda hikayenin yavaş ilerlediğini ve özellikle bazı bölümlerin gereğinden fazla uzadığını düşündüm ama ilerledikçe Dumas'nın kurduğu hikâyenin ne kadar detaylı olduğunu görmek gerçekten keyifliydi.En sevdiğim tarafı kesinlikle intikam temasının işlenişi oldu. Edmond'un yaşadığı değişimi izlemek hem etkileyici hem de yer yer rahatsız ediciydi. Başta yaşananlara üzülürken, zamanla karakterin intikamının ne kadar ileri gideceğini sorgulamaya başladım.Klasiklere karşı biraz mesafeli olanların bile bir şans vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Müzik
Bu ay yine Unlike Pluto harika bir parça çıkarmıştı...


